Ülke neredeyse bütün yazı aydınlık ve pırıl pırıl günlere nazire yaparcasına karanlıklar içinde ve kabus gibi geçirdi gerçekten de . Seçimin sonucu ortaya çıkan siyasi belirsizliği daha da belirsiz yapmak için siyasetin başındaki malumlar ne kadar da uğraştılar ve koskoca yaz uçuverdi parlak günleriyle kara yazgı gibi elimizden ...
Bu karanlık günlerden arda kalan birkaç güzelliği de bu iç karartımızdan olsa gerek sayfalarımıza yer etmeye fırsat dahi bulamamışım .
KaraYaz'da ve Kara giyinen çocukların festivali
% 100 Metal Fest - Headbangers Weekend Rock festivali işte bunlardan biriydi . Bu defa festival Beşiktaş'da yani eve yakın, ulaşımı kolaydı . Byfuss , Ajan çerçeveli kemik kadromuza son gün Emre ve Orkun'un da katılımı ile festivali Tayfalar ekibi olarak güzel ve eğlenceli tamamladık .
Çok grup vardı ama işten gelip yetişebildiklerimize yaklaşık her günün son dört grubunu yakalama şansımız vardı.
Festivalden en aklımda kalanlar şöyle
İlk gün :
Moonspell : Sahneye çıkardıkları oryantal ile bir Portekizli rock grubunu canlı dinlemek gerçekten güzel bir deneyim ve farklı kültürden bir rock grubu kolleksiyonu adına kendimce önemliydi .
Ensiferium ve Katatonia aklımda fazla yer edecek kadar hafızama kazınamadı .
İkinci Gün :
Tüm grupların hepsini beğendim .
Rotting Christ : Yunanlı Rocker kardeşlerimizi hem izlemek hem dinlemek hemde sahnede ağırlamak bence kıymetliydi .
Carcass : Çok eski geçmişe sahip bu grubu dinleyemeyecek kadar sert bulmuştum konser öncesi . Ama sahneye çıktıklarında çalış teknikleri ve temiz soundları ve tempoları gerçekten bir İngiliz Rock grubu farkı ve kalitesini net olarak gösteriyordu festival sahnesinde . Carcass'ı saygıyla dinledim . Kapının dışından da olsa yalnızca Carcass'ı dinlemek için geldiğini söylemişti Parkinson Şeref karşılaştığımızda bana . Dinlerken " Haklıymışsın be adaş" diye geçirdim aklımdan ...
Therion : Ve sonra Therion çıktı sahneye , muhteşem bir sahne dağılımı kalabalık bir kadro , 19 yy. kıyafetlerini andıran kostümüyle soprano bir hanımefendinin vokali ile zenginleşen müzik senfonik bir sound ile beni alıp götürdü . Festivalin en farklı ve tatlı grubu olarak damağımda Therion kaldı desem sanırım haksız olmayacağım kendime karşı ...
Kreator : Açıkçası Kreator kaliteli bir grup belki ama Therion'un ardından makinalı tüfen gibi çaldıkları metal müziğin tınıları ve melodileri ruhuma hitap edemedi maalesef . Kreator'u dinledim , performanslarına saygı duydum , hayran kitleleri ve yandaşlarına haksızlık etmek istemem ama bana hiç hitap etmedi bu defa ... Daha önceki yıllarda Dio ile Maslak'da da dinlediğimde çok sevememiştim . Kendime karşı haksız değilmişim demek ki ...
Son Gün :
Murder King : Yerli kardeşlerimizin sahneyi doldurduğunu daha öncede görmüştüm , performanslarını bir kez daha canlı görmek istemiştim . İlk birkaç parça beni memnun etti ama sonra garip birşey oldu . Ses düzeni gitti . Ses düştü , herkes " ses ses " diye inlerken, kardeşler durumu farketmemiş gibi çalmaya devam ettiler , ses masasına baktım " tık " yoktu . İşte o an Murder King ve Türk Rock gruplarının adam olmaz amatörlükleri canımı sıktı ve kendimi dışarı attım . Zaten aradaki Arch Enemy'nin burutal vokalli müziğini dinleyecek durumda değildik. Maçka parkının tadını çıkarıp Helloween'in sırası gelene kadar bari rakı içerek zamanı değerlendirlim dedik .
Final :
Helloween , gerçekten üç günlük yoğun programın gerçek finaline yakışır kalitede geçti . Yorgunluğumuzu harika sahne performansı ile taçlandırdılar . Mutluca ve ROCKça kalakaldık işin sonunda ...
Son notum şu : Bu grup kalitesi ile festival üç gün yerine iki günde tamamlansa daha iyi olurdu diye düşündüm sonunda. Yunanlı , Portekizli gruplar olsada son zamanlarda ki bu Heavy Metal'in kuzey ülke bandrollü gruplarının çokluğu açıkçası kalite ve zenginlik açısından bence festivalleri eksik bırakıyor , çok kuzeyli olmak bence çokta iyi olmuyor ...
LONG LIVE ROCK !

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder