29 Haziran 2015 Pazartesi

Sen " Yaz Denizi" , ben okurum , yetmez ise yüzerim



Yaz mevsimi ve denize girebilmeyi  becerebilmek gayreti , denemeleri , çabaları ve BAŞARISI ! 


Biz millet olarak  bin yıldır  bu coğrafyanın  üzerindeyiz , geriye gidecek olursak , bu coğrafyanın yerleşimcisi tüm  atalarımız ise  binlerce yıldır  bu topraklarda  harika medeniyetler kurmuşlar .  Deniz ise tüm gelişimin en önemli katalizörü olmuş her dönem .Hele ki  denizlerin şahı Akdeniz , onun sevgilileri Ege , Marmara ve uzak aşkı Karadeniz ile  bu coğrafya bambaşka .... 

Suyla haşır neşir olanın , onu sevenin benimseyenin hali  bir başka oluyor , kafası zihni , ruhu da bir başka ... Hatta seçim sonuçlarında ki  tablo ve renkler bile bunun bir kanıtıdır ister Türkiye'de , ister Avrupa'da ,  ister ABD'de  ...

İstanbul  ülke nüfusunun neredeyse 1\4 ünü barındırıyor . Ülkenin üç tarafı , İstanbul'un altı yanı denizle çevrili .    Buna rağmen yaz geldimi  bu muhteşem şehirde denize girebilecek yer bulmak mümkün(!) olmadığı için  herkes yaz tatilinde İstanbul'dan , bu deniz şehrinden , başka deniz kıyılı şehirlere kaçıyor (!)  . O  ne yaman bir çelişki öyle !!! 

İste bu, bizim denizi ne kadar sevmeyen , denizden ne kadar anlamayan , ona ne kadar uzak bir  millet olduğumuzun başka bir kanıtı .   Deniz öyle  kenarında malak gibi yatıp  güneşten kavrulmakla falan yaşanmaz , o işi de unutun . Deniz hissedilir , özümsenir , iliklerde hissedilir .  Onun nasıl bir güç nasıl bir nimet olduğunu kavramakla anlaşılır .  Balık yemeyi bilmeyen , balık avlamayı bilmeyen ,  avcılık yerine katliam yapan , en güzel sahilleri deniz kültürü ve turizmine kanalize etmek yerine , buralara  devasa fabrikalar diken , denizlere bok ve pislik akıtan bir milletin denizi seviyorum deme hakkı olmaz , onu anlaması kavraması da aslında pek beklenemez .

Denizi sevmeye başlamak için  önce  kadim Anadolu medeniyetleri ve antik kültürleri inceleyerek işe başlayabilirsiniz .  Halikarnas Balıkçısı'nın , Sait Faik'in  kitaplarına dalıp  , Predrag  Madvejevic'in Akdeniz kitabını  okuyabilirisiniz ,  Piri Reis , Barbaros , Turgut Reis gibi büyük denizcilerin hayatlarını okuyabilir , Sadun Bora gibi bir üstadın hayatına inceleyebilirsiniz  ...
Her neyse edebiyatı keselim .

Ben size kişisel olarak bu  yıl İstanbul'un dört bir yanında  sırtıma çantamı atıp , toplu taşım araçlarını kullanarak , kah yalnız , kah arkadaşlarımla , kah ailemle gidip yüzdüğüm İstanbul sahil şeridi konusunda bazı ipuçları vereceğim . Gerisi size kalmış .

Ayrıca  Marmara ve Ege'nin diğer birkaç yüzme noktasında da kısaca dokunacağım  .

Yuzmek icin hala yer bulamayanlara benden selam olsun . BUYRUN BİLGiLER

2015 Yaz Mevsimi itibarı ile  test edilen yerler ve hakkında kısa notlarım .

İstanbul  Noktaları :

1- Salacak ( Üsküdar ) : En olağan üstü manzaralı yer . Aksam üstleri  tavsiye olunur . Erkekler girebilir .maalesef ortam itibari ile kadinlara ve derinlik olarak çocuklara uygun değil . Değerlendirme notu  : 8

2- Caddebostan , Suadiye : Sahil seridinden her yerden yuzme bilen icin musait . Suadiye ve Caddebostan'da kadın ve çocuklar için da uygun . Kurbağlıdere pisliği ve etkisini kestiremediğim için çok öneremem . Kurbağlıdere' den   resmen bok akıtıyor  Moda koyuna dolayısı ile Marmara'ya .  Sırf  siyasi bir  rant uğruna . Büyükşehir Belediye'nin yerel Kadıköy Belediyesine ızdırap çektimeye çalıştığı söyleniyor ...  Oysaki bu sahilde  deniz imakı ve  ambians 9 numara ...  Değerlendirme notum bu olumsuluklar ve sağlık tehlikesi nedeniyle  :  5  ( Kurbağlıdere' nin pisliğinin buraya ulaşma riski  nedeniyle  güvenli olmadığı kanaatindeyim )

3- Adalar Denizi : Her derde deva yer . Tek , kadın ,çocuk , aile , paralı, parasız  denizi şahane yegane yer ..  Benim  favori adam  Burgaz Ada'dır  ... Özellikle Marta Koyu ve Kapazankaya  ...  Degelendirme notu : 9

4 - Samatya Sahili : Cayir cimen ortam sahane . Denize girme durumu.beceri ister, park ve yürüyüş alanından kayalıklara oradan denize ulaşmak ve geri çıkmak zor . Kadinlar için uygun durum göremedim , cocuklara da  uygun degil . Deniz ve ambians guzel . Degerlendirme notu : 6

5- Paşabahçe  :  Kapanmış fabrikanın önündeki tel örgülü alandan denize girdim , etrafta birkaç  atık su sızıntısı belirtisi vardı .  Güven vermedi ama deniz ve boğaz manzarası  güzeldi . Değerlendirme notu : 5 ( Tehlikeli olabilir )

6- Üsküdar Paşalimanı :  Tiyatronun önündeki rıhtımdan ya da  iskelenin rıhtımından girilebilir .  Aslında yer yok ama gençler  taşlardan basamak yapmışlar  .  Çocuklar giriyordu bende Boğazda yüzme keyfini buradan da test ettim.  Kuzey'den gelen akıntının şiddeti hissediliyordu , tehlikeli olabilir  . Değerlendire notu : 6

7- Arnavutköy - Bebek  :  Arnavutköy'de  yolun kenarından suya  atladım . Birde  Akıntı Burnundan farkına varmadan daldım denize , gerçekten akıntı burnuymuş  . Çokça tehlikeli  . Ama az ilerleyip Bebek parkına vardığınızda  denize giren çocukları insanları görebiliyorsunuz , hatta sığı ve kolay . Değerlendirme notu : 7

8- Kireçburnu :  Bir pazar günüydü , Üçüncü köprü yapım manzaralı Karadeniz çıkışı manzarasına nazır girebiliyorsunuz rıhtımdan denize . Hem de çoluk çocuk ve burada kadınların kız çocuklarının da rıhtımdan denize atlayışlarına şahit oldum . Bakın işte en çok bu hoşuma gitti. Diğer her yer  erkek egemendi çünkü . Değerlendirme notu : 8 

9- Bebek Sahili ( Parkı) : Parkın içindeki sahilin rıhtımından çoluk çocuk , yaşlı genç hatta belli ki eskiden beri burada yüzmüş yaşları biraz geçkin birkaç hanımefendiyi bile yüzerken gördüm. Endonozya konsolosluğunun  hemen yanında denizde bağlı küçük teknelerin önünden merdivenle inilip sığı olan denize girilen bir yer mevcut , 2015 Yazında hafta sonu  sürekli yüzen birileri vardı .  Su güzel . Önemli  ve tehlikeli olabilecek , daha doğrusu dikkat edilmesi gereken bir durum var , o da ters yöndeki güçlü akıntı , hatta ben de denizdeyken bunu hissettim yoğun bir şekilde ki o esnada kıyıdan tecrübeli bir adam beni uyarıyordu .  Sonuçta su güzel park güzel , canınız denize girmek isterseniz gidin girin orada sizi bekler . Bebek sosyetesi  yolun kenarındaki bir birinden çeşit klimalı mekanlarda serinlemeye çalışırken siz en güzelini yapın denize girip serinleyin :)  .   Değerlendirme notu  : 8


İstanbul Dışı Yerler 

Bandırma  Tatlısu :  Bu sakin köy  sezon boyunca  İdo  gemilerinin geliş gidiş saatlerinde   denizde oluşturdukları  anormal dalgalar ve bunun sonucu suyu bulanadırmadığı zamanlarda  şahane  ambiansı ve doğal yapısı , limanı dalgakıranı ve minik ve alternatif küçük koylaları harika kumsalları ile  şahanedir .

Erdek - Pınar Otel :  Erdek Körfezinde  sakin sessiz ve  sığı sahili ile  aile ve çocuklar içinde ideal bir yer .
Avşa Adası : İster  poyraz essin , ister lodos , Avşa'da  rüzgarın yönüne göre kaçacağın bir koy bulursun denize girmek için .  Biz  poyraz esen bir günde  adanın güneyindeki Bol İncir isimli küçük ama şahane bir koyda  pırıl pırıl bir denizin muhteşem keyfini çıkardık.

Saroz Denizi :  Keşan'ın Yayla Sahilinden test ediyorum Arşipel'in denizini  . Saroz'un doğası , Egenin derin ve berrak suyu ve tarihin derinliklerinden gelen anıları ile benim için çok özel bir yer ...

17 Mayıs'da  Tatlısu'da  açılışını yaptığım deniz güneş ve rüzgarın kutsal toprak ananın armağanı güzelliklerinde beni  kucakladıkları  dönemi  28 Ekim 'de  her zamanki yerimde  İstanbul Üsküdar Salacak Sahilinde Kız Kulesinin karşısında ki kayalıklarımda  tamamladım .

Yılın altı farklı ayında ( Mayıs- Ekim ) , yani yarısında bir şekilde denize dokunmuş olmak gerçekten benim için bu yıl tarifsiz bir hazdı .

Belki başka zaman , denizin niye beni çektiğini ,  evden denize gidene kadar  yolda aklımdan geçenleri , denizle selamlaşmamı , onunla konuşmamı , ritüellerimi , içimdeki coşkusunu ve  tutkuyu da anlatmaya çalışırım kimbilir ..

Her ne olursa olsun , bence her insanın içinde  doğanın ona sunduğu bir tutkusu mutlaka olsun derim ... ( Deniz ,  Trekking , Dağcılık , Tarım , Kano , Rafting , Kayak vb.)

Aylak Adam  2015

Yazının yazılma , güncellenme ve tamamlanma aralığı : Haziran - Ekim 2015


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder